Sürekli değişen gündemler hayra alamet değil!

tarafından admin

Türkiye de alışkanlıklardan biri de sürekli değişen gündem haberleri. İnsanlar o kadar çok gündemle karşı karşıya kalıyorlar bunu normal bir gün olarak kabul edip geçebiliyorlar. Sürekli değişen gündem gerçekten hayra alamet mi?

Değerli kardeşlerim ve dostlarım bir ülke de sürekli gündemin hızlıca değişiyor olması öyle düşündüğünüz gibi hiç de normal bir şey değil. Çünkü sürekli ve hızlı şekilde değişen gündemlerin altında bir çok amaç, gönderme, yönlendirme, geçiştirme gibi bir çok amacı gütmektedir. Sürekli değişen gündemler hayra alamet değil! soru cümlemiz de vatandaşların bu süreçleri doğru analiz etmesi, değişen gündemin sıklığını iyi idrak etmelidir.

Vatandaş kendi üstüne düşen o kadar ağırlıktanda sonra bir de bu kadar gündemle ilgilenmesi elbette ki işkence olmaktadır. Doğal olarak vatandaş da bu süreci boş vererek geçiştirmeyi uygun görmüştür. Ülke yönetimini sürdüren mekanizmanın yanlışları, hataları yada toplumu yeni bir şeye alıştırma gibi süreçleri için hızlıca gündemi değiştirmeyi oyun haline getirir.

Pembe diziler gibi bitmeyen bir gündemimiz var!

Siyasi olarak yönetim mekanizması günü kurtarma, var olduğu dönemi kendi çıkarları doğrulusunda iyi bir süreç olarak yönetmek için geçici çözümler üretilerek halk kandırılmaktadır. Bir ülke de yeniden var etmek yani üretmek kavramı artık başkalarının üretmiş olduğu üzerinden ağır vergiler koyarak yeniden satmak olarak değiştirildiği için sürekli dışa bağımlı hale gelmiş bulunmaktayız. “Alan razı satan razı” bu sözü hiç bir zaman unutmayın çünkü sürekli karşınıza çıkartacağım.

Bir ülke de yönetime gelmek isteyenlerin ülkeye üretim yapmak, iş alanları açmak gibi vaatleri olurken bizde olan daha çok milliyetçilik, dincilik üzerinden yürütülür. Sanırım bu ülke milliyetçi ve dinci olunca ülkenin satılması dokunulmazlık kazanıyor.

Neden bu ülkeyi sevdiğini iddia edenler sürekli satmaya çalışıyor!

Sat sat bitmiyor” dediğimiz bu cennet topraklarda bir gün gelecek ve bitecek o zaman bu tabirleri kullanabilecek miyiz bilemiyorum?

Tabi sorgulama yeteneği gelişmemiş bir topluma yönetici olarak gelenlerden bir şeyler beklemek ne kadar doğru olabilir. Siz sorgulamıyorsunuz, size yapılanın yanlış ve doğruluğuna bakmıyorsunuz, yönetim mekanizmasının her türlü aşağılamasına alkış tutuyorsunuz. Doğal olarak mekanizma da daha iyi küfür etmek için kolları sıvar.

Demek ki; önce vatandaş olmayı öğrenmemiz lazım. Sizlere Hz. Ömer’in bir olayı anlatarak bu süreci daha iyi aktarmaya çalışacağım.

Hz. Ömer halifedir ve cemaatle bir buluşması sırasında tam konuşacakken, konuşması kılıç eşliğinde kesilir ve üstünde ki entarinin hesabının verilmesi istenir. Hz. Ömer oğlunu yanına alır ve durumu izah etmesini ister. Oğlu da iki parça olduğunu biri benim diğeri ise babamın hakkıydı tek başlarına bir işe yaramıyorlardı. bende kendi hakkımı baba verdim ve onun için bir entari oldu. Deyince ayağa kalkıp kılıç çeken sahabe kılıcını yerine koydu ve seni şimdi dineriz dediler.

Sürekli değişen gündemler hayra alamet değil!

Bu hikayede asıl anlatılanlar:

  • Halk devlet büyüğünün sahip olduklarını çok iyi biliyor.
  • Devlet başkanı konuşurken konuşması kesilebiliyor.
  • Konuşma kesilmesi kılıçla yapılıyor.
  • Devlet başkanı bu adamı hapse atın demiyor aksine açıklama da bulunuyor.
  • Devlet başkanı sonunda bir de teşekkür ediyor.

Düşünsenize koskocaman bir ülkenin reisisinin ve biri size kılıç çekip hesap verin diyor. Türkiye de bu olay olsa sanırım adamın parçalarını bulamazlar. Bunu yapmak için devlet mekanizmasına gerek kalmadan halk tarafından yapılır. Oysa ki ne kadar büyük bir yanlışın kapısında olduğumuzu görebildik mi?

Çok yazık değil mi?

Bu kadar güzel bir ülkeyi bir hiç uğruna satıyoruz ve utanmadan milliyetçi ve dinci olduğumuzu iddia ediyoruz.

Sürekli değişen gündemler hayra alamet değil! Gündem değiştikçe birilerinin zengin olduğunu, bir yerlerin satıldığını, yapılan bir yanlışın üstünün kapatıldığını gene iç çekerek anlamış olduk.

Related Posts

Yorum Yap